Köpekler neden kısırlaştırılmıyor?
Körfez belediyeleri içerisinde 5199 nolu yasayı tatbik eden tek belediyenin Edremit Belediyesi olduğunu yapılan çalışmaları anlatarak yazmıştım. Burhaniye’nin bir barınağa, Altınoluk’un da bir kısırlaştırma ünitesine sahip olduğu düşünülürse beş belediyenin arıtma tesisi yanında yapmayı planladığı (barınak demek istemiyorum) bakım evi çalışmalarında gözle görülür bir gelişme yok. Yaz başından bu yana haftada bir dolgu çalışmaları sürüyor deniliyor ama hala bir inşaat çalışmasına başlanılmadığı gibi bitince içeriğinin ne şekilde olacağı konusunda net ve detaylı bilgi verebilecek kimse de yok gibi görülüyor.
Edremit Belediyesi kendi sınırları içerisindeki sorunları rahatlatmak adına Çıkrıkçı mevkiinde bir kısırlaştırma ünitesi yapmayı sürdürürken veterinerlik birimine yeni bir araç tahsis ederek bu konudaki çalışma kalitesini artırmayı sürdürüyor. Bu konuda sürekli Edremit Belediyesi’ni övüyor gibi bir görüntü sergilemiş olabilirim ama bu körfezde böyle olumlu çalışmalara açız ve görevini yerine getirenin hakkını verip örnek gösteriyoruz ki diğer belediyeler de görevleri olan bu alanda en azından birkaç adım atsınlar.
Peki Zeytinli, Akçay, ve Kadıköy belediyeleri bakım evi bölgesine dolgu yardımı yapmak dışında neler yapıyor? Bildiğimiz kadarıyla bazı belediyelerin anlaşmalı veterinerleri sadece toplama ve gerektiğinde(!) uyutma çalışmaları yapıyorlar. Bu konuda kalıcı çözüme götürecek bir girişimin veterinerlerden de belediyeye gitmediği, hadi bunu geçtik birkaç hafta önce yazdığım Altınkum sahilindeki acil müdahale levhalı binanın ne olduğu ya da olacağı konusunda dahi bir fikrin, açıklamanın ya da çalışmanın olmadığı ortada. Yoksa Zeytinli’nin köpekleri artık çiftleşmiyor ve doğurmuyorlar mı? Öyle ise sazlıkların, inşaatların içinde, yol kenarlarında gördüğümüz 7-8 yavrulu yüzlerce köpek nereden geldi? Onları da mı bir başka belediye yavrularıyla getirip bıraktı? Artık “barınak yapılıyor” avuntusunun vatandaş nezninde de çok işe yaramadığını fark etmiyorlar mı yetkililer?
Neticede “barınak” değil “bakım evi” istiyoruz. O alan seçildiğinde yerleşim alanı dışı diye düşünülmüş olabilir ama artık o bölge bir yerleşim alanı ve hatrı sayılır bir nüfus orada yerleşik olarak ikamet ediyor. Hem bu yönden hem de bir “hayvan hapishanesi” ne dönüşmemesi amacıyla çalışmaları ve gelişme(me)leri takip edeceğiz. Ama şu anda boş bir araziyi gözlemlemekle geçiyor zaman. Hayvanlar ise tüm bunlardan habersiz doğurmaya üremeye, çoğalmaya devam ediyorlar..
Kadıköy, Zeytinli, Akçay.. “bakımevi”ne görünen o ki daha çok var.. Edremit ve Beldeleri Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği olarak tekrar soruyoruz; Neden kısırlaştırma yapmıyorsunuz?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder